cinsel-terapi

Cinsel Terapi

Cinsel terapi, cinsel sorunlar konusunda eğitim almış deneyimli psikiyatrist ve psikologlar tarafından cinsel sorunları olan birey ya da çiftlere uygulanan bir tür kognitif davranış tedavisidir.

Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization ) tarafından resmi olarak teyit edildiği üzere;  Her insanın bedensel ve ruhsal mutluluğunun önemli bir bileşeni sağlıklı bir cinsel hayattır. Tekrardan mutlu ve tatmin edici bir cinsel yaşam oluşturmak için, cinsel rahatsızlıkların nedenlerinin araştırılması oldukça önem taşımaktadır. Cinsel terapinin amacı da budur. Cinsel terapi bir ilişkide başarılı bir cinsel temasın yeniden oluşturulması üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Terapinin başarı ile  sonuçlanması için, seans / terapi odasında yapılan görüşmeler, evde yapılan pratik alıştırmalarla kombine edilir. Şunu bilmeliyiz ki;  psikolojik kökenli Cinsel problemler veya bozukluklar organik (başka deyişle ilaçlı cerrahi müdahale) yollarla giderilemez,  sadece psikoterapik yöntemler kullanılarak üstesinden gelinebilinir.

Dünyada ve Türkiye´de 1970´lerden beri “Cinsel Terapi” ile vajinismus ve erken boşalma olgularının pek çoğu başarıyla, cinsel isteksizlik, erkeklerin sertleşme bozukluğu ve kadınların uyarılma ve orgazm bozuklukları gibi diğer cinsel işlev bozuklukları da büyük ölçüde tedavi edilmektedir.

Cinsel isteğin azlığı/yokluğu hatta cinsellikten tiksinme şeklinde görülebilir. Bu durum Organik ve psikolojik nedenlerle oluşabilir. Cinsel aktiviteye veya fantezilere karşı isteksizlik/ilgisizlik vardır.Cinsel isteksizlik kadınlarda daha sık görülmektedir. Yapılan çalışmalar erkeklerdeki cinsel isteksizliğin %!5, kadınlardaki oranın ise %35′e vardığını göstermiştir. Kadın, hayatı boyunca hiç tatmin olmamıştır ya da cinselliğe olan ilgisi sonradan azalmıştır. Cinsel isteksizliğin nedenleri arasında ; cinsel organlara veya hormanal dengeye ait bozukluklar, bazı ilaçlar, olumsuz cinsel deneyimler, kendine güvensizlik, partnerle cinsellik dışında olumlu paylaşım yaşayamama yoğun stres ve depresyon sayılabilir.

Bu süre boyunca; Çiftler birbirlerine cinsel istek ve tercihlerini iletebilmeli, sabırlı ve anlayışlı olmalı, cinsellik dışında da uyumlu bir birliktelik sağlanmalı yani aynı zamanda iki iyi arkadaş olmalıdırlar. İstek bozukluğunun devam etmesi halinde sağlık ekibine başvurmalı ve tıbbi yardım alınmalıdır.

 

Tedavilerin Süreci

Cinsel sorunun tipine ve sorunlu çifte göre değişiklikler olmakla birlikte, cinsel tedaviler ortalama olarak 2-4 ay ve 6-10 seans sürer, ama kişiye göre bir iki görüşme ile kısa zamanda düzelen vakalar olabildiği gibi, tedavisinin bir iki yıl sürmesi gereken vakalar da olabilir.

Yapılan çalışmalarda, altta yatan bir panik bozukluğun varlığında cinsel tiksintinin bulunduğu hastalarda genellikle aşırı anksiyete ve panik görülmüş ve bu durum hastanın cinsel tedavi konusunda işbirliği yapmasını veya bundan faydalanmasını engellemiştir. Bu hastalardan bazıları cinsel tedavi sürecinde yoğun panik ataklar yaşamaktadır ve bu hastaların durumunun gerçekten kötüleştirebilir. Bununla birlikte, cinsel panik durumlarının görüldüğü birçok hastanın, cinsel tedavi sürecinde paniği önleyici ilaçlarla korunmaları halinde başarılı bir şekilde tedavi edilebildiği görülmüştür( Kaplan, 1987) Ortaya çıkan sorunların çoğunun  Arz-talep dengesindeki eşitsizlikten çıktığını hatırlamalıyız ve her sorunu, rahatsızlığı veya bozukları kendi içerisinde değerlendirmemiz gerektiğini unutmamalıyız.

İletişim Bilgilerimiz

Telefon: 0216 575 68 35

iletisim@sarahmerveahmad.com

Yardıma mı ihtiyacınız var?

Yardım almak için formu doldurun size ulaşalım.





Cinsel Soğukluk İçin Öneriler

Cinsellikle ilgili tüm sorunlar eşler arasında konuşulmalı ve ortak paydada buluşabilmek için çaba harcanmalıdır. Cinsel işlev bozukluklarıyla ilgili bir uzman yardımına başvurulmalıdır. Eşlerin odalarında yalnız uyumalarına dikkat edilmeli, çocuklar kendi yataklarında ve odalarında uyumaya alıştırılmalıdır. Eşler cinsellikle ilgili tabularını kendi alanlarında yıkmalıdırlar. Cinsellik konusunda ilk adımı atma sadece taraflardan birine yüklenen bir sorumluluk olmamalıdır. Cinsellik…

Devamı

Cinsel Soğukluğun Nedenleri

Cinsellik, evliliği etkileyen önemli faktörlerden biridir. Genel olarak kadınların yaşadığı cinsel sorunların erkeklere göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Cinsel soğukluk “yeterince cinsel istek duymamak” olarak da tanımlanabilir. Cinsel soğukluğu etkileyen faktörler şu şekilde sıralanabilir; Eşlerin cinselliğe karşı tutumları: Kadının cinsellikte uyarılma süreci erkeğe göre daha uzun bir zamanı kapsar. Erkek bu süreçte aceleci davranırsa, kadının bu konudaki tutumu değişir…

Devamı

Kadında Cinsel İsteksizlik

Cinsel istekte azalma yaşayan kadınlarda, cinsel etkinlikte bulunma isteği az olur. Bu durum artık kişide sıkıntı yaşamasına veya çift ilişkisinde sorunlara yol açar hale gelir. Kadının cinsellikle ilgili herhangi bir eylemi yapmaya dair hiç hevesi yoktur veya azalmıştır. Cinsel ilişkiyi başlatmazlar, cinselliği bir görev olarak yaşarlar. Ayrıca bu sorunu yaşayan kadınlarda uyarılma belirtileri de azalmıştır.…

Devamı

Erkekte Cinsel İsteksizlik

Cinsel isteksizlik, tekrarlayan bir şekilde cinsel etkinlikte bulunma isteğinin hiç olmaması ya da azalmış olması durumudur. Cinsel isteksizliği olan kişi, cinsel etkinliği başlatmaz, cinsel etkinlikle ilgili her şey birey için zor hale gelmiştir. Erkeklerde cinsel isteğin azalmış olması, boşalma ve uyarılma sorunlarına neden olabilir. Cinsel isteği az olan erkek, sevişme sırasında dikkatleri dağılacağı için ereksiyonlarını…

Devamı

Sertleşme Güçlüğü Tedavisi

Sertleşme sorunlarını, yaklaşık 6 ay kadar düzenli ilişki olmasına rağmen tam sertleşememe ve sertleşmenin sürdürülememesi durumu olarak tanımlayabiliriz. Sertleşme güçlüğü, cinsel terapilere en sık başvuru nedenlerindendir. Sıklıkla kişilerin çift ilişkilerinde sorunlara oluşmasına neden olabilir. Sertleşme sorunlarının terapisinde, kişinin performans baskısı ve başaramama korkusunun giderilmesi, kendi kendine yapılan olumsuz değerlendirmelerin farkına varılması ve değiştirilmesi, cinselliğe ilişkin…

Devamı

Erken Boşalma Tanı ve Tedavisi

Erken boşalma, erkeğin boşalma refleksinin üzerinde denetiminin olmamasıdır. Erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Erken boşalmada, süreden çok kişinin boşalmada denetiminin olup olması daha önemlidir.

Devamı

Vajinismus Tedavisi ve Kızlık Zarı

Vajinismus sorunu yaşayan kişiler, cinsel birleşmenin kızlık zarı nedeniyle gerçekleşmediğini, kızlık zarının cinsel birleşmeye engel olduğunu düşünürler. Ancak, cinsel birleşmeye engel olan kızlık zarı değildir. Kızlık zarının cinsel birleşmeyi engelleyecek bir yapısı da yoktur. Kızlık zarı, vajina deliğini çepeçevre saran, incecik halka şeklinde bir yapıdır. Oldukça esnek bir yapıdır. Cinsel birleşme esnasında da esneyebildiği kadar…

Devamı

Vajinismus Tedavisi

Vajinismus, vajinadaki kaslarda , kadının isteği ve kontrolü dışında ortaya çıkan ve çiftlerin cinsel ilişkiye girmesine engel olan kasılmanın olması durumudur. Vajinismusun sürmesinde en etkili nedenlerden biri, çiftin tedaviyi ertelemesidir.

Devamı

Vajinismusta Uygulanan Yanlış Yöntemler

Vajinismus danışanları genellikle biz cinsel terapistlere başvurmadan önce bu sorunu çözebilmek için belli bazı yollar denerler. Ancak bu tedavi ve yöntemler kişileri hiçbir sonuca götürmemekle birlikte sorunun daha da büyümesine neden olabilmektedir En sıklıkla karşılaştıklarımız; Kadının cinsel ilişki öncesi alkol alması; Sıklıkla uygulanır, hiçbir işe yaramaz. Cinsel birliktelik öncesi sakinleştirici ve kas gevşetici ilaçların alınması; Vajinismusa yol…

Devamı

Vajinismus Tedavi Yöntemleri

Vajinismus yüzde yüz tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Günümüzde vajinismus tedavisinde tüm dünyada en sık uygulanan terapi yaklaşımı Bilişsel Davranışçı Terapidir Bunun yanı sıra Emdr (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemle) terapisi de gün geçtikçe sıklıkla vajinismus tedavisinde uygulanmaya başlanmıştır ve oldukça etkilidir. Tedavide öncelikle bireyin cinsellikle ilgili yapmakta zorlandığı ve yapamadığı alanların neler olduğu cinsel…

Devamı

Vajinismus Belirtileri

Vajinismus ülkemizde her 10 kadından 1’inde görülmektir. Bu oldukça yüksek bir orandır. Bu kadar yoğun görülmesinin ardında; ülkemizde cinselliğin tabu olarak görülmesi, cinsellikle ilgili yetiştiğimiz aile de konuşulmaması, doğru cinsel bilgilendirmenin olmaması, korkutucu ilk gece hikâyelerinin kız çocuklarına anlatılması, yanlış cinsel bilgilerin öğretilmesini sayabiliriz Vajinismus sorununu yaşayan kadınlar, genellikle ön sevişme sırasında rahattırlar, zevk alırlar,…

Devamı